Çocukken filizlendirdiğiniz fasulyenin mutluluk ve heyecanını hatırlayın, aklınızda tutun ve hiç bırakmayın!
Toprak aramıza zorla konan engelleri kaldıracağız! Toprağa yaklaşacağız! Toprağı elleyeceğiz! En önemlisi toprağı, onunla beraber işleyeceğiz!
27 Mayıs 2014 Salı
Simdi benim topragim biraz humuslu.........
Selam,
5000 yillik insan tarihinde nice sorunlara cozum bulduk da, be arkadas, su yaziya giris konusuna resmen hic cozum bulamadik ya. ama hic bulamadik yani. Selam diye girsen, ne oyle eller cepte boyle ben bi rahatim tavirlari... "Insanlar..." diye girsen, resmen ortaokul kompozisyonu gibi ya. "insanlar, dogar, buyur, olur." hepiniz en az bir kere boyle basladiniz o kompoziyona, kafanizi onune egmeyin. yalniz degilsiniz.. Bu yaziya girememe hususunda emin olun daha 2-3 saat kafa sisirim ama bu blog'da muhtemel kavun karpuz pesindesiniz, "lan balkona 2 biber diktik kokune ne verecez diye bakmaya geldik herifcioglu giris-gelisme-sonuc icinde birakti bizi, gidis yolundan da puan bekleyecek utanmasa" diye dusunmenizi istemem.
Simdi gordugunuz uzere, blog'un esas sahibi, "ben diktim tuttu'nun" yaraticisi, oldukca duzenli, tertipli, isini bilen, sistematik birisi.
peki ben kimim? ben yancisiyim aga bu blog'un. ben jack'in safrakesesiyim. ben jack'in pankreasiyim. ben jack'in siritan intikamiyim. asadada bir anda dayanamadim fight club tadinda kostum ama neticede hepimiz siteme karsi degil miyiz? hepimiz "yaaa vucut yapmak istiyorum ama bradd pitt'in fight club'taki hali gibi olsun, cok sismiyim" demedik mi en az bir kere? su blog'u okuyup da, "yooo ben sistemin hastasiyim ya, kapitalizm falan bunlar hep guzel seyler, tuketerek var oluyorum ben" diyen adami rica ediyorum, bakin rica, bak guzel kardesim, yok oyle degil, sen yanlis anladin, bak, yooo once o eli indir" e giden sureclerle elestiririm. hah, ne diyorduk, neticede, kimligimi asla bilemeyeceksiniz. dilerseniz bana adini hep unuttugunuz ama gereksiz bir samimiyet icinde bulundugunuz mahalle bakkali da diyebilirsiniz. "abi bi biskrem. nasilsin bu gun abi? heh he. nolsun dersler de iyi benim. heheher. heh. neyse evet. gorusuz abi" diye konustugunuz, ama icinizde surekli "lan adi neydi bu adamin abi diyip duruyoruz sabahtan beri" diye dusundugunuz kisi olarak tanimlayabilirsiniz (durduk yere gizem yaptim ama 2- 3 gun sonra "ehere benim ya, ahmet." diye cikabilirim. hic bir zaman surekli gunes gozlugu pesinde kosan ayna grubu karizmasina sahip olmadim hayatimda.)
Bu yancilik muessesesi surecinde, kendime de her turlu konudan konusma yetkisi veriyorum. daha blog sahibinin bundan haberi yok. bi nevi bahcesindeki ayrik otu olabilirim :) siz tam "gercek biber nasil olur" yazisinin okuduktan sonra "butun minibuslerin son gunlerde saatlerini duzgun olarak ayarlamasi" diye bir yazi ile karsilasabilirsiniz... ve inanin, bundan hiiiic hicap duymayacagim. ama bu gun, hadi ilk yazinin hatrina, biraz bahceden yazayim.
evvela, imkaniniz varsa, mutlaka bahce ekin. ben ki sorumsuz adamim. bahceyi gordum bana bir can geldi. fakat ilk baslama ile alakali bilmeniz gerekenler sunlar:
1-) alet isler, el ovunur. yemin ediyorum bahce islerinde demiri ilk isleyen adama saygi duydum. 4000 sene boyunca kemikle falan toprak kazmaya calisan andavallara da selam ettim. hayir tamam, demiri bulamadin, da arkadas, bana "al bu kemik bunla toprak eseleyecen" desen, "la dalga mi geciyosun agactan yerim, yemin ediyorum cile oldun ya" der gecerdim. demek ki biz genlerimizi biraz safca ama azimli insanlara borcluyuz. bunu fark edince biraz sempati duydum kemikle toprak eseleyene. cok sert cikmiyim neyse. evet velhasil, tam takir,
-el capasi,
-buyuk kazma,
-tirmik
gibi, topragi havalandirici aletleriniz olacak. aksi takdirde 10 dakika sonra o nefesi agziniz haric her tarafinizdan alirsiniz. kulaklardan zor giriyor mesela. dusundugunuz yer daha kolay. ama sizin de iciniz pismi$ ya, hemen akliniza geldi.
2-) is plani.
henuz meslegimi de bilmiyorsunuz, su an soylemiyim, ama meslegim geregi plansiz is yapamam. toprak isi deyince akliniza su geliyor biliyorum:
(bi nevi tweety 'nin babaannesi, yabanozlu ahududulu pencere kenarinda sogumaya birakilmis turta falan.)
ama aslinda su gelmeli:
(kuru bakliyat ureticisi dertli>)
ya da su:
(bas vermis fasulye fidesi mi o? bakisi)
planla, calis.
tabii bu iki madde ile enseyi karartmayin, karsilinizda aldiginiz mutluluk hissi, herseye deger.
hem, 70 kiloluk bir insan icin, 1 saat bahce calismasi, 450 kalori yakiyor. hadi yine iyisiniz. instagram'a "luvvv cupcakeeeeeee" fotolari koyup onlari mideye indirdikten sonra 2 capa atin, en azindan 1'ini yakarsiniz. onumuz yaz, o plajda kisin yenilen cupcake ler tek tek ortaya cikacak bunu siz de biliyorsunuz.
su da bir gercek, bahce isine girdikten ve onun tadini aldiktan sonra, "luv u cupcakeee (Kalp Kalp kalp) gidecek yerine, "varak da surada karpuz kesek de yiyek" gelecek. cunku resmen bu genetik bir sey onu fark ettim. bahcede capa sallamadan once robe-de-chamber giyip bourbon yudumlayan adamdim elimi cama dayayarak
(bakiniz evdeki standart ben)
bahceye girdim ciktim icimzde bi tarhana corbasi, ayran asi, ya da duz ayran icme hissi peyda oldu bir anda. ama boyle sakaldan akita akita, kolla sile sile. icimde cukurovali pamuk ureticisi varmis resmen.
kendinizi bulmaniz acisindan, bahce isini tek gecerim, neticede dedigim gibi,
ben jack'in bos akbilinin sesiyim. ben sizin bi mekana girmeden once anlatmayi planladiginiz guzel gibi ama komik gibi anilarinizim..... benden kacamazsiniz....... (cok nokta koyunca anlamli gibi oluyor nabayim.)
5000 yillik insan tarihinde nice sorunlara cozum bulduk da, be arkadas, su yaziya giris konusuna resmen hic cozum bulamadik ya. ama hic bulamadik yani. Selam diye girsen, ne oyle eller cepte boyle ben bi rahatim tavirlari... "Insanlar..." diye girsen, resmen ortaokul kompozisyonu gibi ya. "insanlar, dogar, buyur, olur." hepiniz en az bir kere boyle basladiniz o kompoziyona, kafanizi onune egmeyin. yalniz degilsiniz.. Bu yaziya girememe hususunda emin olun daha 2-3 saat kafa sisirim ama bu blog'da muhtemel kavun karpuz pesindesiniz, "lan balkona 2 biber diktik kokune ne verecez diye bakmaya geldik herifcioglu giris-gelisme-sonuc icinde birakti bizi, gidis yolundan da puan bekleyecek utanmasa" diye dusunmenizi istemem.
Simdi gordugunuz uzere, blog'un esas sahibi, "ben diktim tuttu'nun" yaraticisi, oldukca duzenli, tertipli, isini bilen, sistematik birisi.
peki ben kimim? ben yancisiyim aga bu blog'un. ben jack'in safrakesesiyim. ben jack'in pankreasiyim. ben jack'in siritan intikamiyim. asadada bir anda dayanamadim fight club tadinda kostum ama neticede hepimiz siteme karsi degil miyiz? hepimiz "yaaa vucut yapmak istiyorum ama bradd pitt'in fight club'taki hali gibi olsun, cok sismiyim" demedik mi en az bir kere? su blog'u okuyup da, "yooo ben sistemin hastasiyim ya, kapitalizm falan bunlar hep guzel seyler, tuketerek var oluyorum ben" diyen adami rica ediyorum, bakin rica, bak guzel kardesim, yok oyle degil, sen yanlis anladin, bak, yooo once o eli indir" e giden sureclerle elestiririm. hah, ne diyorduk, neticede, kimligimi asla bilemeyeceksiniz. dilerseniz bana adini hep unuttugunuz ama gereksiz bir samimiyet icinde bulundugunuz mahalle bakkali da diyebilirsiniz. "abi bi biskrem. nasilsin bu gun abi? heh he. nolsun dersler de iyi benim. heheher. heh. neyse evet. gorusuz abi" diye konustugunuz, ama icinizde surekli "lan adi neydi bu adamin abi diyip duruyoruz sabahtan beri" diye dusundugunuz kisi olarak tanimlayabilirsiniz (durduk yere gizem yaptim ama 2- 3 gun sonra "ehere benim ya, ahmet." diye cikabilirim. hic bir zaman surekli gunes gozlugu pesinde kosan ayna grubu karizmasina sahip olmadim hayatimda.)
Bu yancilik muessesesi surecinde, kendime de her turlu konudan konusma yetkisi veriyorum. daha blog sahibinin bundan haberi yok. bi nevi bahcesindeki ayrik otu olabilirim :) siz tam "gercek biber nasil olur" yazisinin okuduktan sonra "butun minibuslerin son gunlerde saatlerini duzgun olarak ayarlamasi" diye bir yazi ile karsilasabilirsiniz... ve inanin, bundan hiiiic hicap duymayacagim. ama bu gun, hadi ilk yazinin hatrina, biraz bahceden yazayim.
evvela, imkaniniz varsa, mutlaka bahce ekin. ben ki sorumsuz adamim. bahceyi gordum bana bir can geldi. fakat ilk baslama ile alakali bilmeniz gerekenler sunlar:
1-) alet isler, el ovunur. yemin ediyorum bahce islerinde demiri ilk isleyen adama saygi duydum. 4000 sene boyunca kemikle falan toprak kazmaya calisan andavallara da selam ettim. hayir tamam, demiri bulamadin, da arkadas, bana "al bu kemik bunla toprak eseleyecen" desen, "la dalga mi geciyosun agactan yerim, yemin ediyorum cile oldun ya" der gecerdim. demek ki biz genlerimizi biraz safca ama azimli insanlara borcluyuz. bunu fark edince biraz sempati duydum kemikle toprak eseleyene. cok sert cikmiyim neyse. evet velhasil, tam takir,
-el capasi,
-buyuk kazma,
-tirmik
gibi, topragi havalandirici aletleriniz olacak. aksi takdirde 10 dakika sonra o nefesi agziniz haric her tarafinizdan alirsiniz. kulaklardan zor giriyor mesela. dusundugunuz yer daha kolay. ama sizin de iciniz pismi$ ya, hemen akliniza geldi.
2-) is plani.
henuz meslegimi de bilmiyorsunuz, su an soylemiyim, ama meslegim geregi plansiz is yapamam. toprak isi deyince akliniza su geliyor biliyorum:
(bi nevi tweety 'nin babaannesi, yabanozlu ahududulu pencere kenarinda sogumaya birakilmis turta falan.)
ama aslinda su gelmeli:
(kuru bakliyat ureticisi dertli>)
ya da su:
(bas vermis fasulye fidesi mi o? bakisi)
planla, calis.
tabii bu iki madde ile enseyi karartmayin, karsilinizda aldiginiz mutluluk hissi, herseye deger.
hem, 70 kiloluk bir insan icin, 1 saat bahce calismasi, 450 kalori yakiyor. hadi yine iyisiniz. instagram'a "luvvv cupcakeeeeeee" fotolari koyup onlari mideye indirdikten sonra 2 capa atin, en azindan 1'ini yakarsiniz. onumuz yaz, o plajda kisin yenilen cupcake ler tek tek ortaya cikacak bunu siz de biliyorsunuz.
su da bir gercek, bahce isine girdikten ve onun tadini aldiktan sonra, "luv u cupcakeee (Kalp Kalp kalp) gidecek yerine, "varak da surada karpuz kesek de yiyek" gelecek. cunku resmen bu genetik bir sey onu fark ettim. bahcede capa sallamadan once robe-de-chamber giyip bourbon yudumlayan adamdim elimi cama dayayarak
(bakiniz evdeki standart ben)
bahceye girdim ciktim icimzde bi tarhana corbasi, ayran asi, ya da duz ayran icme hissi peyda oldu bir anda. ama boyle sakaldan akita akita, kolla sile sile. icimde cukurovali pamuk ureticisi varmis resmen.
kendinizi bulmaniz acisindan, bahce isini tek gecerim, neticede dedigim gibi,
ben jack'in bos akbilinin sesiyim. ben sizin bi mekana girmeden once anlatmayi planladiginiz guzel gibi ama komik gibi anilarinizim..... benden kacamazsiniz....... (cok nokta koyunca anlamli gibi oluyor nabayim.)



